Ketum
http://ketum.anatolianrock.com
Grindcore Crustcore from izmir
 
 Ana Sayfa
 Grup Hakkında
 Grup Elemanları
 Demolarımız
 Videolarımız
 Repertuarımız
 Fotoğraf Albümü
 Forum
 Linkler
 Bize Ulaşın
 
 
ROCK STATION Ropörtajı

KETUM RÖPORTAJI

Utku: KETUM ismen öyle olsa da cismen pek yeni bir grup sayılmaz. İstersen ısınma niyetine bundan başlayalım, KETUM öncesi dönemden bahseder misin biraz? Neredeydiniz, neler yapıyordunuz?

Ulaş: 90lı yılların başında üniversite zamanlarımızda Autumn adında (Ankaralı Autumn’ la ilgisi yok-biz daha evvel kurulduk) Doom-death grubumuz vardı. Bolt Thrower-MDB karışımı birşeyler yaptık. 1-2 konser verdik sonra malum okullar bitti, askere gittik, evlendik, iş miş derken anılarda kaldı o günler.

Yanılıyorsam düzelt, Ceasefire Ethics öncesinde 2 kaydınız yayınlandı; Since Storm ve Reasons. Yine de sanırım grup gerçek çıkışını CE ile yaptı diyebiliriz. Demoya şu ana kadar gelen tepkiler ne yönde?

Atıp tutmayı sevmem ama hiç kötü tepki almadık. Tarza yatkın olmayanlar bile “Dinlemem ama başarılı” şeklinde yorum yaptılar. Ben yorum yapanların yalancısıyım yani...

Hazır demodan bahsetmişken burada bir parantez açıp, ilgilenen okuyucular için dağıtım noktalarını saymak iyi olur sanırım.

İzmir’ de; Stüdyo Ümit, Stüdyo Negatif, Death House, Bostanlı DVD Store.
İstanbul’da; Riot müzik, Taksim’ de Stüdyo Kafabin. Ankara’ da Zıd müzik.
Ayrıca www.total-death.com ve anti capital distro dan da temin edilebilir. Yakında Adana’ya da göndereceğiz. Ayrıca ketumdeathmetal@hotmail.com a mail atılırsa yollarız tabi.

Liriklerinizde sosyal ve politik temalara değiniyorsunuz. Bilirsin metal türevi icra eden gruplarda genelde müzikle politikayı birbirine karıştırmama gibi bir eğilim var. Hoş nereye kadar, suya sabuna dokunmadan şarkı yapılabilir o ayrı konu... Benim sormak istediğim KETUM' un vermek istediği sözel mesajla ilgili. Lirikler ortaya çıkarken nelerden etkileniyorsunuz+ bunları okuyanlar üstünde nasıl bir etki bırakmayı amaçlıyorsunuz?

Aslında olan biten herşeyden etkilendiğimi söyleyebilirim. Bir politik mesaj yok bunda bence. Yani senin benim hayatımı ne etkiliyorsa onlardan bahsediyoruz. Örneğin, AB süreci hepimizi etkilemiyor m, ortadoğudaki vaziyet hepimizi etkilemiyor mu, işsizlik, kötü ekonomi, ayaklar altına alınan ulusal onur seni beni ilgilendirmiyor mu? İlgilendirmiyor diyen zaten ya bu ülkede yaşamıyordur ya da duyuları körelmiş insanlardır. Ben de bu tip insanların rock-metal-punk dinleyicisi olabileceğini düşünemiyorum. Yani aslında bir mesaj iletme meselesi değil , olan biteni bir de grind-crust-death metal anlatımıyla (bazen de Türkçe sözlerle) ifade etmek. Sözlerimizi sevenler olabileceği gibi sevmeyenler de olabilir ama öncelikle müziğimizi sevmelerini yeğlerim zira müzik en iyi ifade aracıdır. Onu sevdirebilirsek ne demek istediğimizi herkes anlar.

Demonun dumanı hala üstünde ama yine de sorayım: dinleyenlerden iyi yorumlar almak dışında daha profesyonel bir getirisi oldu mu, kontrat label vs anlamında?

Label teklifi falan almadık çünkü label promosyonu yapmadık aslında. Direkman dinleyiciyle buluştuk. İsteyen olursa tabi (size albüm yapalım falan) biz hazırız ama fazla kasmıyoruz açıkçası.

Keşfedilmeyi bekliyosunuz yani bir anlamda?


Beklemiyoruz. Şirketlerin çıkardığı albümlerle pek ilgilenmediğini düşünen pek çok grup var ve de haklılar. Diğer yandan demolu hatta demosuz birçok grup albümlü pekçok gruptan daha çok sevilip daha çok tanınıyor. Seneye sevilen bir grubumuzla split albüm hazırlığımız var, do it yourself olacak o da. Henüz tam kesin değil, olursa şahane olacak diyebilirim ama

O zaman “DIY or DIE” biçiminde bir tavır var diyebilir miyiz? Ve hatta belki biraz "enemies of the music business ?

Evet. Zaten underground bir olay içindeyiz aslen istediğimiz kadar lover of the music business olsak da olacak birşey yok. Bir de şu varki artık rock-punk-metal dahi para kazanıyor ülkemizde. Pop kazanacağına bunlar kazansın mantığındayım ama olay poplaşıyor artık. Tüm dünyadada öyle oluyor. Bir emo vs. tarzı icat etti MTV varsa yoksa o. İşte o zaman enemy oluyorum ben de. Yani ticaret özgür üretimin önündeki engeldir.

Daha önce verdiğiniz bir röportajda Taner'le senin bir stoner-drone projeniz olduğu yazıyordu, bu konuda herhangi bir havadis var mı? Sadece bir stüdyo projesi mi yoksa gerçek bir grup haline dönüşecek mi?

İş güç biraz yoğun ama Ketum’un vaktini çalıp ona vermek diğer arkadaşlara haksızlık olur. Güzel de parçalar var ama bakalım, ileride belki. Hele bir torun torba sahibi olalım ,onlara da drone çalarız.

Gerek parçalarda gerekse kapaklarda KETUM'un fevkalade old school bir havası var. Seni bu tarz müziğe iten başlıca gruplar hangileriydi? Listeye Terrorizer ve Napalm Deathle başlıyayım sen gerisini getir

İngiliz death metali hatta crust-punk’ı ayrıca New York hardcore çizgisine grupça saygıda kusur etmeyiz. Ayrıca Benediction, Sick Of It All, Amebix, Discharge, Gorefest severiz,sevdiririz.

Az önce torun torbadan bahsederek ipucunu kendin verdin aslında, grubun yaş ortalaması ülke normallerinin biraz üstünde. Bilirsin sert müzikle gençken ilgilenilir, iş güç sahibi olunca aile babası rolü devreye girince bırakılır falan seni hem dişçi hem baba hem de bir death-crust grubunun vokalisti olmaya iten motivasyon nedir?


Dişçi=grinder diyeyim. Baba bir grinder olmaktı arzum çocukluktan bu yana!
Şaka bir yana bu olaylar içten gelen şeyler, ben eğer bu işleri çocukça görüp utansaydım zaten şimdi bu konuşmayı yapmıyor olurduk. Ama müzik ciddi meseledir. Enerjim , fırsatım, zamanım ve de bir miktar param oldukça grind on. Eğer yumuşama eğilimi olursa da (hehe) neo-crust-punk takılırım vallahi.

Yıllardır adam gibi bir ekstrem müzik piyasamız olmadığından yakınırdık. Bunun en büyük sebebi bir tarafta iyi kötü birşeyler üreten gruplar varken, diğer yanda bunları dinleyecek ve destekleyecek bir fan kitlesinin bulunmayışıydı bence. Ne var ki, kanımca son birkaç yılda iyiye doğru bir gidişat sözkonusu, sert müzikle iştigal eden yerli grupların da hitap ettiği belli bir kitle oluştu artık. Sen uzun yıllardır bu camianın içinde olan biri olarak bu durumu nasıl yorumluyosun?

Evet bence de biraz daha iyi durumdayız. İnsanlar daha çok sahip çıkmalı sevdiği gruplara. En azından konserlere gitmeli. Takdir ediyorum gelen ve destekleyenleri, hepsi sağolsun. Hatta şöyle iyi bir yerli festival yapılsa da kurt döksek, 2 günlük falan.

Benden bu kadar, zamanın ve yanıtların için çok teşekkürler. Senin son olarak eklemek istediğin herhangi bişey var mı?
Ankara’ ya gelmek isteriz, bir de Bursa, bilginiz olsun efem. Tüm Ketum elemanları ve dinleyip sevenler adına teşekkür ederim röportaj için. Kazımaya devam! http://www.ketum.anatolianrock.com http://www.myspace.com/ketumdeathmetal


Soruları soran: Utku USTA
Yanıtları veren: Ulaş (vokalist)







[Haberin Eklenme Tarihi: 17.01.2007]

Haberlerin Tamamı >>